Bulunduğu coğrafi konum, sahip olduğu doğal zenginlikleri, Başpınar Kaynağı ve çok sayıda farklı kültürü birbirine bağlayan tarihi İpek Yolu (Uluyol)'na yakınlığı nedeniyle, tarih öncesi dönemlerden beri insanların dikkatini çekmiş ve sürekli yoğun nüfuslu bir yerleşim merkezi konumundadır.
Yazları kavurucu sıcakların etkili olduğu, geniş bataklık veya sazlıklarda çoğalan sivrisineklerin ve yaygın bulaşıcı hastalıkların (kıranların) etkisi altında bulunan Beyşehir Gölü-Kıreli Ovalık Alanı ile geçimi sağlayacak tarım alanlarının yok denecek kadar az olduğu ve şiddetli kış soğuklarının hüküm sürdüğü yüksek Sultan Dağları'nın birbirine geçiş yaptığı hakim bir bölgede bulunan İmrenler; özel konumu nedeniyle, tarih öncesi dönemlerden beri çok sayıda uygarlığa beşik oluşturmuştur.
Bizler için " Dünyanın Merkezi " konumunda olan kasabamız, aynı zamanda yaşanmış ve yaşanacak farklı coğrafyaları birbirine bağlayan büyük bir doğal köprü gibidir. Öyle ki; yarı yağışlı Akdeniz iklimi ile İç Anadolu karasal ikliminin geçiş yaptığı bölgede bulunan İmrenler, aynı zamanda arazi yapısı ve bitki örtüsü ile farklı yaşam tarzı olan insanlara sahip (örneğin dağlılar ve ovalılar, balıkçılar ve avcılar, yaylacılar ve tarımcılar gibi) bölgeleri de birbirine bağlar.
Beyşehir Gölü kıyısından başlayarak Ilgın ve Doğanhisar ilçeleri sınırlarına dayanan kasabamız arazilerinin uzanımının bir benzerine, bölgemizde hiçbir yerleşimde rastlamak mümkün değildir. Tüm bu genel özellikler, İmrenler'imizin neden burada kurulduğunu ve kuranların da ne kadar ileri görüşlü insanlar olduğunu gösterir.
Bölgenin en büyük ve devamlı kaynağı olan Başpınar Çayı'nın oluşturduğu vadi; kış soğuklarından fazla etkilenmeyen korunaklı yapısı, kavurucu sıcaklara sahip yaz aylarında dağlardan inerek vadide kanalize olan rüzgarların yarattığı serinlik ve tarıma uygun alanların genişliği nedeniyle, sığınak ve barınak amacıyla, tarih öncesi dönemlerden beri insanlar için cazibe merkezi olmuştur. Başpınar Mağaraları, onbinlerce yıldan beri, bölgenin sosyo-kültürel gelişiminde büyük rol oynamış olmalıdır. Kasabanın ilk kez burada kurulmasında Başpınar Kaynağı'nın yanı sıra, mağaralar da belirleyici ve seçici olmuştur.